Category: Yaşam

Film Gibi…

12.01.2013 , Başıbüyük…

Yazılarımı belli bir süreklilikte yazmaya başladığımdan beri bazen araya ufak hikayelerde kattığım oluyor. Bu hikayelerin bazıları kurgu bazıları gerçek yaşam hikayeleri. Yazarken birilerinin  onları okuyacağını biliyordum. Ancak bir hastaya mutluluk kaynağı olacağı hiç aklıma gelmemişti.

Babam şu aralar çok hasta. Yine hastanede yaşam savaşı vermekteyiz. Ancak bu sefer işimiz biraz zor gibi. Doktorlarımız dirençli ve inatçı bir vakayla karşı karşıya olduğumuzu söylüyorlar. Onlarda zorlandı bu kez. Ya biz kazanacağız ya biz diyorlar. Vaka ve doktorlar arasındaki inatçı çekişmenin seyrini yakından izlemekte yine her zamanki gibi bana düştü.

Devamını oku ►

SB Fotoğraflar…

 

Fotoğraf çekmeyi de fotoğraf izlemeyi de çok severim. Bu sevginin yaşamımda var olmasında dayımın çok büyük payı oldu. Onun fotoğraf tutkusuna tüm çocukluk yıllarım boyunca şahitlik ettim. Fotoğraf tutkunlarının çok iyi bildiği karanlık odanın büyülü ortamını ve dayıma yardım edişimi hala özlemle hatırlarım.

Küvetlerin içine maşa yardımıyla nazikçe bırakılan özel kağıtlar üzerine çekmiş olduğunuz fotoğrafın önce belli belirsiz yansıması daha sonra belirginleşmesi ve bu varoluşu yavaşça ağır ağır izlemek, bir fotoğrafın doğuşuna yardım etmek küçük dünyamda bana sonsuz ufuklar açmıştır.

Devamını oku ►

Uzun, Geniş Balkonlar…

martiYine çam ağaçlarının çevrelediği  deniz manzaralı uzun geniş balkonlarda martılara yemek artıkları ve ekmek atma zamanlarından birindeyim. Koah hastalığının ailemizi ilk ziyaret ettiği zaman 1994 yılında gene böyle bir yılbaşı arifesindeydim. O zamanlar bu hastalığın ne olduğunu bile bilmiyorken meğer en ağır ataklarından birini geçiriyormuş babam. Şimdilerde devre dışı kalan  Heybeliada Sanatoryumu’nda tedavi göreceğimizi öğrendiğimizde neyle karşılaşacağımızı bilemeyerek üç kişilik aile  minik valizlerimizle hep birlikte hastanenin yolunu tutmuştuk.

Devamını oku ►

Keşke…

 

 

Çocukken annelerimiz sokağa çıktığımız zaman arkamızdan bağırırdı

”sakın kapının önünden  bir yere ayrılma” diye…

Bizde hep bir fırsatını bulup başka kapıların önünde gidip oralarda  oynamayı isterdik…

Meğerse kendi kapımızın  önü  ne kadar  da güvenliymiş…

Devamını oku ►