Category: Yaşam

Bayram Çocukları

Bayram çocukları geldi bugün kapımıza. Ellerindeki poşetlerin içi şeker, çikolata ve para dolu olan. Öyle güzel kutladılar ki bayramımızı. Gönlümüzden kopacak harçlıkların heyecanı sarmıştı o güzel suratlarını. Kimileri maskeliydi kimileri maskesiz. Maskesiz olanların dişleri görünüyordu gülerken. Kah tamam kah eksik. Bazıları çarpık. Bir süre baktım yüzlerine. Onlar da bana. Bayram harçlığı peşinde hayatını kaybeden çocuklar geldi aklıma. Sıkı sıkı tembihledim benimkilere. “Sakın kimsenin elini öpmeyin. Virüs var. Sakın kimsenin evine girmeyin. Gel size şurada burada şeker vereceğiz diyen hiç kimsenin peşine takılıp gitmeyin.” çocuklar bakakaldılar torbalarının içine bırakılan harçlıkları bile fark edemeyerek. Bayram sevincimizi gölgeleyen bu olaylar bir an önce bitsin artık. Bitsin ki bayramlarımızı bayram gibi kutlayalım

Hıdrellez ritüelleri

 

 

Hıdrellez bildiğiniz gibi her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanıyor. Dini bir ritüel olmayıp aslında kışın bitmesi baharın gelişi kutlamasıdır.  Unesco 2010 yılından sonra bu ritüeller ile ilgili araştırmalara başlamıştır.

Yaygın bir Anadolu geleneği olan hıdrellez İlyas ile Hızır’ın karadan ve sudan gelerek kavuşması ve darda kalanlara ihtiyacı olanlara dilekleri olanlara yardım etmeleri geleneği olarak da adlandırılır. Ve bizler bu kavuşma içinde yüksek bir enerjiyle dilekler dileriz. Ritüeller yaparız. Dileklerimizi genellikle gül ağacı veya fidelerinin üzerine asarız. Gül, frekansı en yüksek bitkilerden biri olduğu için dileklerin gül ağacıyla ilişkilendirilmesinin sebebi budur. 5 sayısı frekans olarak iletişimi temsil ettiğinden dilek dilemek için 5 sayısının da farklı bir anlamı bulunmakta olduğu dile getiriliyor. (5 Mayıs gecesi)

Devamını oku ►

Cumhuriyet Bayramı…

 

Pek çok kez Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında yürüdüm, etkinliklere katıldım, konser izledim bazen sadece ekrandan seyrettim. Çocukluğumda da mensubu olduğum bando takımıyla  Cumhuriyet Bayramlarında etkinlikler içinde bizzat bulundum. Bu yüzden Cumhuriyet Bayramı kutlamaları benim için çok heyecan vericidir. Bu yıl;  birkaç gün önce haberim olduğu bir etkinliğe katılarak farklı bir kutlama yapmayı planladım. Sevgili bir dost ile yolumuz bu etkinlik öncesinde kesişince hani derler ya “tadından yenmez” işte tam da öyle oldu.

 

Beykozdayız. Akbaba Köyünde.

Burada gelenekselleşmiş bir kutlama töreni yapılıyor. Köy kahvesinin önündeki çay bahçesinde toplanan Akbabalılar, yaşlı, genç, çocuk, kadın, erkek dememiş her yeri doldurmuşlar. Katılımcıların kıyafetleri bayrağımızla öyle uyumlu bir görüntü sergiliyordu ki yer gök kırmızı beyaz olmuştu sanki. Hemen girişte hazırlanan sahnede bir müzisyen canlı olarak marşlar söylüyor,  halkı coşturacak parçalar çalıyordu. Geniş bir ekranda bir önceki etkinliğin video görüntüleri oynuyor, ağaçlara asılmış ay yıldız desenli balonlar arasında ellerindeki kağıt bayrakları sallayan çocuklar koşuşturup duruyordu.

Devamını oku ►

Ah Şu Çocuklar…

 

Bu yıl 37. si Yapılan Tüyap İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı’na  her yıl okur olarak katılırım. Taksim meydanındaki büyük otelin altında açıldığı yıllardan beri. Uluslararası kimlik de kazanmasıyla oldukça gelişen fuar katılımcılar ve ziyaretçiler açısından ayrıcalıklı bir hale geldi.

Tam  otuz yedi yıl. Bazıları için koca bir ömür, bazıları içinse göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir süre. Son dört yıldır yazar olarak katıldığım fuarda çocuk kitabı yazarı olduğum için haliyle daha çok çocuklarla haşır neşirim. Yetişkinler ile de iletişim halindeyim elbette. Bu yıl yine iki gün imza günüm vardı. Okullarıyla gelen, aileleriyle gelen ve tek başlarına gelen, hepsi çok özel ve değerli çocuklar.

Devamını oku ►