Category: Yaşam

…….. erkekler.

 

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Kelimelerle oynanırdı. Boşluk doldurmaca. Bir cümle yazardık. O cümlede bir kelimenin yerini noktalayarak boş bırakırdık. Buraya oyuncular artık kendi akılları fikirleri neyi uygun görürse yazarlar eğlenceli bir oyun ortaya çıkar vakit geçirirdik.

Bu oyun nerden aklına geldi diyebilirsiniz. Günümüzda böyle oyunların hala oynanıp oynanmadığını bilmiyorum. Ama pek sanmıyorum, çünkü teknolojik bir öge içermiyor, dijital değil, bilgisayarlı hiç değil v.s. v.s. v.s…Kral ve Ben filmi gibi oldu burası biraz ama ne güzel bir filmdi o da….

Devamını oku ►

Zamanın Kokusu…

 

Uzun  zamandır gardrobumu düzeltmek istiyordum. Kıyafetlerin düzeni bozulmuş, yazlıklar ve  kışlıklar birbirine karışmış bir vaziyetteydi. Ne zaman kapısını açsam içime bir sıkıntı basıyor , önce göz zevkim bozuluyor, sonra bu dolabı düzeltmek ve temizlemek için uzunca bir zaman aynı odanın ve   askılarıyla yatağın üzerine yığılmış bir sürü kıyafetin içinde kalmak zorunda olacağım düşüncesi beni boğuyordu. Dolabımı kimseye elletmediğimden iş başa düşünce  çaresiz bir sabah  erkenden kolları sıvayarak  işe giriştim.

Devamını oku ►

Canavar…

 

Bir kediye bu ismi koymak ne kadar mantıklı bilemiyorum. Sonraları biraz pişman olduk ama olan olmuştu bir kere.  Aslında  bu ismi biz koymadık. Bir akrabamız Beykoz’daki evimize ziyarete gelirken yanında getirdiği sucukları bir hamlede yiyip bitirdiği ve iri cüssesi nedeniyle kendisine Beykoz Canavarı adını takmıştı.

Canavar’ın annesi bizim evden yayılan hayvan sevgisini hissettiği için mi bilinmez,  hamile kalır kalmaz sanki çocuk bizim oğlumuzdanmış ta sorumluluk bizdeymiş gibi kapımızdan ayrılmaz oldu. Pamuk gibi,  minik yapılı,  zarif bir kediydi.  Evimizin bahçesine  çıktığımızı görünce hemen yanımıza koşar,  ayaklarımızın dibine yatar , kendi etrafında yuvarlanır yuvarlanır, karnını bize göstere göstere dönerdi. Fazla dönmeye meraklı olduğundan adını Topaç koymuştuk.

Devamını oku ►

İlkokul Öğretmenim…

Herkes gibi bende ilkokul öğretmenimi yaşım kaç olursa olsun unutamam. İlkokul birinci sınıfa başladığım  zaman yaşım dolmadığı için  10 gün  yüzünden bir yıl kaybetmek durumundaydım. Ama annem kız çocuğu olmam sebebiyle mutlaka bu 10 gün yüzünden yıl kaybetmemem gerektiğini, mutlaka okula başlamam gerektiğini söyleyip duruyordu. Bunun sebebini o zamanlar anlayamıyordum. Sonlaraları anneme sorduğunda ” ne bileyim kızım sene kaybetmeni istemedim, kız çocukları erkenden büyür, gelişir, belki sınıfta falan da kalırsın,  senden küçüklerin arasında iri yarı kalmamanı istedim ” diye açıklamıştı.

Devamını oku ►