Nihayet sabah oldu. Yine en önce ben uyandım. Gece pek iyi uyuyamadım. Hem dün yaptığım yaramazlık hem de hastalığım bana huzursuz bir gece geçirtti. Veterinerim; iğneyi yaparken “Bu onu rahatlatır, bir tane daha yaparız iyileşir” demişti. Bugün ikinci iğneyi olmaya gideceğiz diye hatırlıyorum. Bu eve geldiğimden beri o kadar hızlı olaylar gelişti ki; zihnim karmakarışık.
Ev; sabahın ilk saatlerinde çok sessiz. Koridorda gezmeye başlıyorum. Bir aşağı, bir yukarı… Büyük odaya girmek istiyorum ama insan ablam her an uyanabilir diye vazgeçiyorum. Daha bu odayla ilgili iki çift lafı dinlemedim. Uyanır uyanmaz onu kızdırmak istemiyorum. Bu gibi durumlarda galiba en iyisi insan annemin yanına sokulmak. Sabahları ilk onun yanına gitmek daha akıllıca olur. Dur bir bakayım, insan annem kıpırdanıyor mu? Benim de uyuduğum odaya girip, yatağa bakıyorum. Eveeet, yatak örtüsünün altında ayakları hareket ediyor. Demek uyanmış. Hoppa, ben de yatağa atlayayım, insan annemle beraber oyun oynarız belki.




Son yorumlar