Category: Hikaye

Kaçık Çorap…

İnsan hayatının akışını  bazen hiç akla hayale gelmedik bir olay tamamen değiştirebiliyor. Öyle bir şey yaşanıyorki ilerideki yaşamımızı farkında olmadan kökünden başkalaştırıyor. Böyle hissetmemi sağlayan hikayeyi dinlediğim zaman bir ” kaçık çorap” ın bir kadının yaşamını nasıl değiştirebileceğini ve bambaşka bir hayat yaşayacakken bir başka hayatın içinde olabileceğinin tanığı oldum.

Hikayemiz 55 yıl kadar öncesine dayanıyor. İstanbul’un mutena semtlerinden birinde başlayıp bir arabalı vapurda sona eriyor.

Devamını oku ►

Sadece Sevmiş…

Aynı fabrikada yolları kesişmiş iki arkadaşlardı. Biri fabrikanın muhasebe diğeri ise

personel departmanında görevliydiler. Sevinç’in mutsuz olmasına rağmen biricik kızı hatırına sürdürdüğü  bir evliliği vardı. Eşi herkes tarafından sevilen, toplum içinde sayılan, eğitimli, ekonomik durumu düzgün, iyi bir aileye mensup bir adamdı. Kendisi de muhterem bir anne ve babanın tek evladıydı.

Mehtap ise babasının ölümünden sonra  tek çocuk olduğu için annesiyle birlikte yaşayan, mütevazi, neşeli, hayattan zevk almasını bilen, hayatın kendisine çizdiği role itiraz etmeyen, hiçbir hırsı olmayan bir insandı.

Devamını oku ►

Kocamın Sevgilisi Varmış…

 

 

 

Onyedi  yaşından beri hayatında olan kocası  ve evliliği  hakkında ne düşüneceğine karar veremiyordu. Son zamanlarda “onu hala seviyor muyum?” diye kendine sık sık sorar olmuştu.  “Seviyorum tabi,” diyerek geçiştiriyordu kalbine üşüşen kuruntuları.  Yoksa bu kadar zorluklarla dolu bir hayata neden katlanılır ki?

Kocasının  çalıştırdığı,  ama kendisinin de bir türlü içinden çıkamadığı ufak tekstil atölyesindeydi yine .  Eşi mal teslimine gitmiş, işçiler paydos etmişti.  Sepetlerdeki dikilmiş  giysi parçalarını tek tek katlayıp masanın üzerine dizerken yaşamını, evliliğini, kaderini sorgulamaktaydı.   Atölyenin duvarını boydan boya kaplayan aynaya ilişti gözü. Uzun uzun kendine baktı.  Biraz bakımsız olmanın dışında hoş, alımlı bir kadındı.   Bir evladı, görünüşe göre kendisini seven bir kocası, haftada iki gün yemek yapmaya gittiği düzenli bir işi, eşine ait ufak bir tekstil atölyeleri vardı. Kocası iyi bir usta ancak  beceriksiz  bir yöneticiydi.  Bu yüzden işe gitmediği zamanlarda mutlaka atölyeye gelir yemek, çay yapar, ortalığı temizler, tamamlanmış işleri paketlerdi.  Aslında yardım ediyor görüntüsünde işlerin başında duruyor,  atölyeyi çekip çeviriyordu.

Devamını oku ►