Galiba bugün Didem’in doğum günüydü. Dün akşam çöpü dışarı çıkarırken karşılaştıklarında elinde kocaman bir pasta kutusu taşıyordu, bir dolu poşet ile birlikte. Bu sabah yukarısı da kalabalık olduğuna göre, öyle olmalıydı. Müzik sesine karışan kahkahalar aşağı kata kadar geliyordu.
Partinin neşesi onu da sarmaladı. Ayaklarıyla tempo tuttuğunu fark ettiğinde kendi kendine gülümsedi. Tarçın da mutluydu. Sallanan ayağına sürünüyordu. Kulak kabarttı, “Papatya gibisin beyaz ve ince,” diyordu tok bir erkek sesi.
“Nedir bu şamata sabahın köründe, “ diye kükreyerek mutfağa giren kocasının sesi beyaz papatyaların boynunu büktü. Yukarı kattan mutfağına dolan pırıltılı güneş ışıkları yok oldu. Çizgili pijamasının bir paçası ayağının altında sürüklenen kocası uyumaktan şişmiş gözlerini tavana dikmiş papatyalara isyanını haykırıyordu.




Son yorumlar