Söyleşi

Yazı yazmak istiyorsunuz ancak nereden başlayacağınızı bilemiyorsunuz. Hazır metinleriniz var ancak onları düzgün bir hale nasıl getirebileceğinize karar veremiyorsunuz. Karakter yaratmak, mekan anlatımı, olay örgüsü, kurguda dikkat edilecek ipuçları… Yazarken nelerden esinlenebiliriz? Bu ve benzer konulardaki sorularınıza bulacağınız cevaplar için söyleşimize bekleriz.

 

Oya Engin/27 Eylül 2022

 

 

Pembe Kuyruklu Uçurtma

 

 

Havaalanlarındaki çok bilindik telaşlı kalabalıklar onu hep yormuştu. İsterdi ki; evden çıkar çıkmaz, bir avazda uçağın merdivenlerinden çıkıp mutlaka cam önü koltuğuna rahatça kurulsun. Oysa daha evin  kapısından çıkışta başlardı onun karmaşası. “Bileti unuttum mu, kimlik yanımda mı, pasaport çantada mı, ilaçlar alındı mı, tırnak makasım tamam mı, bozuk para var mı?” bu sorular uzar giderdi. Hep bir şeyleri eksik yapma hissi onu terk etmese de şimdiye kadar ki yolculuklarında unuttuğu önemli bir şey olmamıştı.

Yine valizi elinde bu kez uçak yerine özel aracı ile yolculuk yapmaya hazırlanıyordu. İstikamet anneannesinin köyüydü. Gün doğumunu yolda karşılasın diye alacakaranlıkta evden ayrıldı. Bu kez havaalanı kargaşası, insanı tedirgin eden anonslar, güvenlik kabinleri yoktu. Aracının konforunda ilk kez yolculuk yapacağı için ayrıca heyecanlıydı. Sevdiği müziklerden bir seçki hazırladı. Bir de yeni arkadaşı piposu vardı. Henüz hakkını vererek içemiyordu ama kahve yanında iyi gidiyordu.

Devamını oku ►

12. Kocaeli Kitap Fuarı

Pandemi sonrası okurlarımızla tekrar buluşmalar gerçekleşiyor. Bu yıl 12. yapılacak olan Kocaeli Kitap Fuarına benim üçüncü katılışım olacak. Çok keyifli geçen bu fuarda Avuç Kadar Bir Kedi kitabı da ilk kez fuar deneyimi yaşayacak. Yolu düşen herkesi bekleriz.

Oya ENGİN/14 Mayıs 2022 Kocaeli

 

 

Yoldan Geçen Bacaklar

 

 

Yattığı yerde eline tutuşturulan kasenin içindeki gelişi güzel doğranmış elmayı dişsiz ağzıyla ısırırken bir yandan da bodrum katının penceresinden görünen bacakları sayıyordu.  “On sekiz, on dokuz, yirmi…”

“Yeter anne! Bıkmadın mı bacak saymaktan?”

Ağzında evirip çevirdiği elmayı çiğneyemediğinden suyunu iyice emip  posasını kaseye tükürürken “Sayarım elbet. Sokakların ne kadar kalabalık olduğunu anca böyle anlıyorum” dedikten sonra devam etti. “Otuz üç, otuz dört, otuz beş…”

Kızı elindeki yıpranmış nemli havlu kağıdı bir kez daha boynunda gezdirdikten sonra yanındaki kül tablasının içine fırlatırcasına bıraktı.  “İçinden say bari.”

Devamını oku ►