Category: İnsanlar

Komşu.. Komşu…

 

 

Tv de yemek programını dinliyorum. Seyretmiyorum ama evde seyredenler olduğu için zorunlu olarak uzaktan da olsa kulak misafiri olmak zorunda kalıyorum.  Sesini yaya yaya konuşan sunucu hanım kızımız mutfakta konuğunu ağırlarken hiç durmadan da konuşuyor.

Günün tarifleri, hanımlarının yaptıkları gün toplantısında ikram edebilecekleri yiyecekler. Neler yaptılar görmedim ama programın sonunda sunucu kızımızın söylediği bir cümle beni çok rahatsız etti. Diyebilirsiniz, rahatsız olacak o kadar şey arasında bula bula bunu mu buldun? Buldum işte… Kızımız diyor ki; ohhh, (burada o kulak tırmalayıcı sesi iyice tuhaflaşıyor) işte böyle bir sofrayla gününe gelen komşularını kıskançlıktan çatlatırsın.

Devamını oku→

Hazır Değilim…

 

 

“Anne, yine başlama lütfen. Ne alıp veremediğin var şu kızla?”

Annesi ne zaman evine gelse ne yapar ne eder konuyu eltisiyle ilişkisine getirirdi. Gül desenli fincanın üzerinden bakan çakır gözlerinden taşan sitemkâr bir edayla aldı kahvesinden ilk yudumunu. Sonra yeniden başladı söze, kaldığı yerden.

“Temizlikle uğraşma, birini bul. Bak; hiç gördün mü Elmas’ın  elinde bir toz bezi?”

“Anne, sıkılıyorum bunları konuşmaktan ama…”

“Sen eskiden böyle değildin. Su gibiydin, su. Neden hala bir yardımcın yok? Tut bir tane yabancı uyruklu kadın. Ama sakın genç olmasın. Kocan var, kocan. Seni ben bu aileye verdiğimde bir evin bir kızıydın, bir yumurta kırmasını bile bilmezdin. Bakıyorum da şimdi mutfaktan çıkmıyorsun.”

Devamını oku→

Ayna Perisi…

 

Gözlerini açtığı her sabah “Bugün de sağ salim uyandım, şükürler olsun” der, ağrıyan belini incitmemeye çalışarak önce yatakta yan döner sonra iki bacağını birden aşağı sarkıtır, topuk dikeni çıktığı zamanlar ısmarlama yaptırdığı siyah kapitone  terliklerini giyer doğruca banyodaki aynanın karşısına geçerdi.  Oldum olası aynalarla arası hep iyiydi.  Çocukken annesi, ayna karşısında uzun uzun kendini seyrettiğinde yarı kızgın yarı şakacı bir edayla “Bir gün ayna perisi seni kapacak” dediğinde  periyle karşılaşmak için saçını fazladan defalarca taradığı olurdu.

O sabah da aynaya bakarken bir türlü rastlayamadığı ayna perisi geldi aklına.  “Dünya gözüyle seni bir kere görebilecek miyim acaba?” diye fısıldayarak kendi kendine gülümsedi. Ellerini karmakarışık saçları arasında gezdirdi. Nasıl da azalmışlardı. Tarağı saçlarına sürdü, öyle kolay ilerledi ki…

Devamını oku→

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter