Tag: veteriner

Avuç Kadar Bir Kedi 6

 

 

 

Kendimi bildiğimden beri bizi korkutan o iğneci kadının karşısına dikilip iki çift laf etmek istiyorum. Bu iki çift laf da ne demek bilmiyorum ama… Hep öyle söylüyorlardı bizim eski mahallede. Bazı insanlar sana iki çift lafım var diye başlarlardı konuşmaya, bir türlü bitmezdi. İki çift laf sanırım çok uzun bir ölçü birimi.

Bizi boşu boşuna korkutmuşlar bu güne kadar. İğneden korkmaya hiç gerek yokmuş. İğne korkusunu atlattığıma göre insan ablamla veterinerim neler konuşuyor bir kulak kabartayım.

O ne? Peynir ekmek yiyemeyecekmişim artık. Bana yaşıma uygun vitaminli kuru kedi maması vereceklermiş. Ben çok zayıfmışım. Kedi annemin sütünü iyi içememişim. Anladığım kadarıyla bu kadar çok hasta olmamın sebeplerinden biri de buymuş.

Ben anlamıştım zaten az süt içtiğimi. O benim bencil kedi kardeşim annemin yolunu gözler hep sütleri en önce içmeye başlardı. Ben onun da karşısına dikilip iki çift laf edeceğim.

Devamını oku→

Avuç Kadar Bir Kedi 5

 

 

Üstü kapalı ve sıcak bir yerde ilk kez uyudum. Öyle güzeldi ki… Rüya bile gördüm. Geniş, çiçekli kırlarda tüylerimi havalandıra havalandıra koşarken birden karşıma çıkan bizim eski mahalledeki iğneci kadın sayesinde birkaç kere uyanır gibi oldum ama yine de çok keyifli bir uykuydu. Sabah ışığı penceredeki kelebek desenli perdenin arasından görünür görünmez gözlerim açıldı. O anda nerede olduğumu anlayamadım. Annemin kokusunu aradım ama bulamadım. Sonra aklım başıma geldi. Ben yeni yuvamdaydım. Ve dün akşam insan annemin benim için yere koyduğu kırmızı kurdeleli minderin üzerindeydim.

Biraz etrafımı gözetledim. Hiç hareket yok. İnsan annem ve insan ablam ortalıkta görünmüyor. Sanırım daha uyuyorlar. Minderimden aşağı iniyorum. Çişim gelmiş. Kumuma gidip rahatlamam lazım. Hem sonra evi bir dolaşayım, hazır ortalarda kimse yokken.

Devamını oku→

Hunter…

 

Beykoz,  Anadolufeneri’ndeki yazlık evimizin ilk kedisiydi. Büyümüş haliyle kapımıza gelmiş, allem etmiş kallem etmiş bizim eve yerleşmişti.  Her sabah biz uyanmadan önce gün ağarırken bir kuş avlar, avladığı hayvanı getirir iç bahçe kapımıza bırakır, biz hayvanı görene kadar da başında beklerdi. Sanırım kendince bize armağan verirdi. Kuşlar için çok üzülürdük ancak kedinin bunu yapmasına yaşamı boyunca engel olamadık.  Güçlü, iri bir erkek kediydi.  Av yapmasından dolayı ona Hunter adını takmıştık..

Hunter, tüm hayvanlarımız gibi özgür bir yaşam sürüyordu. Biz hayvanlarımızı asla bir yere kapatmadık, zincirlemedik.. Onlar bir eve ve sahiplerine bağlı ama olabildiğince özgürdüler.. Ne yazık ki özgür gezmesi onun bulaşıcı bir hastalığa yakalanmasına sebep olmuştu.

Devamını oku→

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter