Tag: oya engin

FUAR ERTESİ: İzmir 2019

 

 

Katıldığım fuar etkinliklerinden sonra bir yazı ile gözlemlerimi aktarmak ve fuar süresi boyunca yaşadığım birkaç deneyimi sizlerle paylaşmam gelenek haline gelmek yolunda ilerliyor.

Bu yıl 24. Tüyap/İzmir Fuarı’na ilk kez katıldım. Yakın bir tarihte İzmir’e yaptığım gezi amaçlı seyahatten sonra yeniden bu güzel şehirle kucaklaşmak beni bayağı heyecanlandırdı. Okur kitlesi hakkında bir bilgim yok. Çocuk kitaplarına ilgi nasıl, beni sevecekler mi, çocuklarla iyi bir iletişim kurabilecek miyim? Sorular, sorular…

Hayli sallantılı bir uçuştan sonra İzmir’e sağ salim vardım. Pek çok uçuşta bulundum ama bu en heyecanlısıydı. İzmir tatlı bir yağmurla beni karşıladı. Oysa tarih olarak daha güzel bir hava olacağını beklemiştim. Gerçi yağmur yağacağını bir ay öncesinden biliyordum ama, insanoğlu işte. Umut etmekten vazgeçemiyor.

Devamını oku→

11. Kocaeli Kitap Fuarı

2-3 Mayıs 2019 tarihlerinde 11. Kocaeli Kitap Fuarında daha önce yayınlanmış kitaplarımın yanında  Geçmişten Gelen Hazine adlı son kitabımı da imzalayacağım. Yolu düşen sevgili okurlarımı ve yeni yol arkadaşlarımı beklerim.

 

Sevgiler…

 

Oya ENGİN/24 Nisan 2019, İstanbul

Beşiktaş İlkokulu Etkinliği

 

Bu ay Beşiktaş İlkokulunda üç gün etkinlik yapıyoruz. İlk gün sınıf sohbetleri, ikinci ve üçüncü gün ise tüm sınıflarla birlikte söyleşi, slayt gösterisi ve imza.

Ben çocuklarla bir arada olduğum etkinliklerden çok keyif alıyorum. Beşiktaş İlkokulunda da kitap okumayı seven, okuduğunu sorgulayan, kitap resimleri üzerinden çok güzel sorular soran öğrencilerle dolu bir etkinlik gerçekleştirdik.

Benim için yazılmış şiirler, imzalayacağım kitabımın kapağını açınca karşılaştığım sürprizler, kalp desenli kağıtlar, resimler, mandalalar, sarılmalar, kucaklaşmalar… Hepsi çok kıymetli.

Okul yöneticilerine, öğretmenlere, öğrencilere, okul aile birliği temsilcilerine ve okul görevlilerine ayrı ayrı teşekkür ederim.

 

Oya ENGİN, 22 Aralık 2018, Beşiktaş

Mutlu Yaşlar Komşum…

 

 

Galiba bugün Didem’in doğum günüydü. Dün akşam çöpü dışarı çıkarırken karşılaştıklarında elinde kocaman bir pasta kutusu taşıyordu, bir dolu poşet ile birlikte. Bu sabah yukarısı da kalabalık olduğuna göre, öyle olmalıydı. Müzik sesine karışan kahkahalar aşağı kata kadar geliyordu.

Partinin neşesi onu da sarmaladı.  Ayaklarıyla tempo tuttuğunu fark ettiğinde kendi kendine gülümsedi. Tarçın da mutluydu. Sallanan ayağına sürünüyordu. Kulak kabarttı, “Papatya gibisin beyaz ve ince,” diyordu tok bir erkek sesi.

“Nedir bu şamata sabahın köründe, “ diye kükreyerek mutfağa giren kocasının sesi beyaz papatyaların boynunu büktü. Yukarı kattan mutfağına dolan pırıltılı güneş ışıkları yok oldu.  Çizgili pijamasının bir paçası ayağının altında sürüklenen kocası uyumaktan şişmiş gözlerini tavana dikmiş papatyalara isyanını haykırıyordu.

Devamını oku→

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter