Tag: komşu

Yok Sana Şeftali…

 

 

Doksanlı yıllar ülkemizde bazı aileler için çok fırtınalı olaylara neden olmuştu.  Dünyada esen bir rüzgarın yıktığı duvarların altında kalmış bir kuşak kadın ülkemize akın akın gelmiş, bizim iç güdülerinin peşinden gitmeye hevesli erkeklerimizin bazılarının aklını başından almıştı. Kimdi bu kadınlar? Tahsil görmüş, genç,  güzel, kültürlü ama parasız Rus kadınlar.

Önce bavullarla Karadeniz kıyılarından başlamışlar sonra bazılarının iştahlarını kabartıp kendilerini bambaşka bir sektörün içinde bulmuşlar hatta her birinin kişiliği, ismi, eğitimi olmasına karşın hepsine toptan Nataşa denmişti.

Uzunca bir zaman gündemi meşgul etmişti bu kadınlar. Bazıları aradan sıyrılıp bir Türk erkeğinin karısı olmuş, bazıları eğlence ve sinema sektöründe  kendine yer bulmuş bir çoğu da zalim çarkın dişlileri arasında kaybolup gitmişti.

Devamını oku→

Avuç Kadar Bir Kedi 2

 

Of! Ne heyecanlı yolculuktu. Bizim terasın olduğu yokuştan aşağı inen tüp gaz kamyonetinin çıkardığı gürültüden de daha fazla ses duydum bu otobüsün içinde. Bir de insanlar ne kadar çok konuşuyorlar. Oysa susup hiç kimseyi rahatsız etmeden yolculuk yapsalar, pencereden dışarısını izleseler, biraz düşüncelere dalıp hayaller kursalar ne güzel olur.  Ama beni kafesli çantasında taşıyan kırmızı kabanlı kadın hiç konuşmadı. Sadece birkaç kez bana seslenerek,

-Ben buradayım, seni anneye götürüyorum, dedi. Demek kedi annemden başka bir de insan annem olacaktı. Nasıl biri acaba? Annemin yumuşacık tüyleri vardı. Umarım insan annem de yumuşak ve sıcacık bir kadındır.

Uzun bir yolculuktan sonra otobüsten indik. Kocaman bir caddedeydi burası. Her yer ışıl ışıl. Hiç bizim köyün sokağına benzemiyordu. Köydeki evimde ev sahiplerimiz erken yatar, sabah ezanı okunmadan hemen önce uyanırlar, evin tüm ışıklarını yakarlardı. Biz bütün gece terasta karanlıkta otururduk. Oysa ben aydınlığı çok seviyorum. Her yer ışıl ışıl parlasın istiyorum.

Devamını oku→

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter