Tag: çocuk

Çay Gibi…

 

 

Burçe ve Ali  on yıl boyunca hiç karşılaşmamışlardı. İlk kez o gün yüz yüze görüşeceklerdi. Ayrılmalarının ardından bir süre ortak arkadaşları ondan haberler getirmişti.  Başlarda bu haberleri duymayı reddetmiş, sonra merakına yenik düşmüş, hatta istemişti bir şeyler duymayı. Ali’nin hayatında olamayacağına iyice inanınca vazgeçti onun hayatına kulak kabartmaktan. Unutmayı başaramıyordu böyle yapınca. Herkesi tembihledi. Ali ile ilgili hiç bir şey anlatmasındı kimse.

*

Onca yıl sonra bir gece adını yazdı sosyal medya arama butonuna. Aynı soyadlı ne çok Ali vardı. Aradığı bakışları buldu. Değişmişti Ali, gözlük takmış, sakal bırakmıştı. Birkaç fotoğrafı daha vardı. Hakkında kısmını inceledi, ilişki durumuna baktı. Hiçbir şey yazmıyordu.  Eğitim durumuna bakınca “O başardı” diye düşündü.  On yıl öncesini hatırladı. Gerçi hiç unutmamıştı ya…

Devamını oku→

9. Kadıköy Kitap Günlerindeyim…

İki yıldır sürdürdüğümüz “Paylaşım Saati” etkinliğimiz bu kez 9. Kadıköy Kitap Günleri çerçevesinde Haydarpaşa Tren Garında bir tren vagonunda çocuklarla buluşuyor. “PAYLAŞIM SAATİ TRENİ’NDE” çoook uzak zamanlardan çoook yakın zamanlara ilginç bir yolculuk yapacağız. Biletleriniz hazır…Bekleriz…

İMZA

 

Oya ENGİN/03.06.2017, Kadıköy

Çocukların Bayramı..

Nerde o eski bayramlar diye hep hayıflanırız. Hep eski bayramların güzelliklerinden, özelliklerinden bahsederiz, özlemle anarız ama günümüz şartları ve hayat mücadelesi yüzünden bayramların hakkını fazla veremeyiz. Ben eski bayramları ailemin büyüklerinden çok dinledim. Bu bayram vesilesiyle sizlerle bu anıları paylaşmak istedim. Bayram adetlerine geçmişten günümüze doğru bir yolculuk yaparak neler değişmiş bir göz atmak istedim.

Devamını oku→

Çocukluğumun Salıncağı…

Salıncakların çocukken  benim için anlamı ne kadar büyüktü. Bir çok çocuk için de  öyledir herhalde. Annemin elinden tutarak yürürken bir parkın yanından geçiyorsak eğer  çekiştire çekiştire kadıncağızı salıncağa doğru sürüklediğimi hatırlarım.  Bazen annem istekle beni parka sokar salıncağa bindirir bazen de hiç istemezdi.   O zaman ona çok kızardım. Hatta bazen nefret ederdim. Biraz sallanmaktan ne çıkardı ki? Salıncağın tahtasının üzerine oturunca kendimi bulutların üzerine kadar yükselip kuşlarla yarenlik edecek gibi hissettiğim zaman ne kadar mutlu oluyordum.
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter