Saman ve Zaman Meselesi…

Sosyal Butonlar

Eski insanlar özellikle eski kadınlar bana göre zamanımızda geçerliliği pek kalmamış bir atasözümüzü çok kullanırlar. Hatta kullanmakla kalmazlar bir güzel de  uygularlar.

Sakla samanı gelir zamanı.

Özellikle yakın kız arkadaşlar bir aradayken  sohbet sırası azıcık annelerimizi çekiştirmeye  gelince görüyorum ki hepimizin ortak sorunu bu samanlarmış.

Neler  mi  bu samanlar?

Çoklukla plastik ambalajlar ki bunların arasında en meşhur olanları yoğurt kaseleri ve dondurma kutuları. Giyilmeyen ; yıllarca  da beden genişlemesi  ve modanın 30 yılda bir kendini tekrar etmesi beklentisi bahanesiyle giyilme ihtimali olmayan kıyafetler, işlevlerini yitirmiş olan ev eşyaları, yasal saklama süreleri dolmuş resmi evraklar, hurdaya çoktan çıkmış elektronik eşyaların garanti belgeleri v.s.   liste uzar gider…

Bu samanlar zamanla biriktikçe evimizde bizden daha fazla yer işgal ederek yaşadığımız mekanı samanlığa çevirmektedir.

Peki ne zamana kadar ?

Canım annelerimiz yazlığa, uzak bir akrabayı ziyarete , hastaneye fizik tedaviye gidince dolaplar, yüklükler, çekyatların, bazaların içlerinde güzel bir temizlik işlemi yaparak yeni samanlara yer açana kadar.

Kendimle çelişir gibi olacak ama büyüklerimizin şu sözünü de pek severim. Eskisi olmayanın yenisi olmaz.  Tutumlu olmak, savurganlık yapmamak tabiî ki çok güzel bir şey. Savaş görmüş, büyük sıkıntılarla yoklardan varlar  yaratmış bir milletin çocukları olarak savurganlığa bende karşıyım. Ancak geçmişe dair anılara bu kadar bağlı kalmak ve birkaç parça plastik kap yerine onlarcasını biriktirmekte pek sağlıklı bir davranış değil.

İnsan bedeni de böyle değil mi? Eskimiş, geçmişte kalmış, yaşanmış, güncelliğini kaybetmiş duygularımızı beynimizden uzaklaştırarak yeni, taze, bize daha yararlı bilgilere yer açmamız gerekmez mi?

Bence geçmişe fazla takılı kalanların geleceği de  olmuyor.

Bu sebeple anneciğim, sen yokken gizlice evimizi samanlık olmaktan çıkarıyorum…Hem yeni samanlara yer açıyorum, hem geçimini çöpten sağlayan insanlara malzeme yaratıyorum hem de giyisi ve eşya ihtiyacı olan insanlara yardım ediyorum. Sonra da inşallah bana fazla kızmaz diye oturup dua ediyorum.

 

Oya ENGİN

 

Comments are closed.

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter