Geçmişten Gelen Hazine

Fısıldayan Zeytin Ağacı kitabının devamı olan bu hikâyede, Ayza katılmayı çok istediği okul gezisine sonunda gider. Gezi sırasında Kazdağlarında kamp yaptıkları bir gece Otis adında kendi yaşlarında tuhaf bir çocukla tanışır. Otis, dedesinin bıraktığı mektupta bahsettiği değerli bir hazineyi aramaktadır. Ayza ve Otis hazineyi birlikte aramaya karar verince kendilerini sıra dışı olayların geliştiği bir macera içinde bulurlar. Konuşan güvercin Adonis ve Sarıkız’ın kazlarından İdios ile birlikte zamanlar arası bir yolculuğa çıkarlar. Altın Bulut’a binip Kazdağlarını boydan boya dolaşırlar.

Bu kitapta dedesinin bıraktığı hazineyi arayan Otis ve ona yardım eden Ayza’nın, Kazdağlarında başlayıp Midilli Adası’na kadar da uzanan heyecan dolu macerası sizi bekliyor.

 

 

Özel Feriköy Ermeni Okulu

14 Şubat 2019 Perşembe günü Özel Feriköy Ermeni Okulu davetlisi olarak öğrencilerle birlikte keyifli bir imza ve söyleşi etkinliği gerçekleştirdik. Ay Işığında Oynayan Balıklar ve Fısıldayan Zeytin Ağacı adlı kitaplarım hakkında söyleşirken hem yazarlık hem kitap kahramanlarının gerçekliği hem de hikayelerdeki mekanlar hakkında merak edilen soruları cevapladım. Hikayelerimi okuyan öğrencilere, okul yöneticilerine, öğretmenlerine ve okul görevlilerine beni çok güzel ağırladıkları için teşekkür ederim.

Oya ENGİN/ 15 Şubat 2019, İstanbul

50. Yıl Süheyla Artam İlkokulu

11 Şubat 2019 Pazartesi günü İstanbul, 50. Yıl Süheyla Artam İlkokulunda “Fısıldayan Zeytin Ağacı” kitabı hakkında söyleşiye katıldım. Çocukların Kazdağları’na olan ilgisi, kitap kahramanları hakkındaki ilgi ve yorumları çok keyifliydi. Dört oturum süren söyleşimiz sonunda Fısıldayan Zeytin Ağacı adlı kitabımı da imzaladım.

50. Yıl Süheyla Artam İlkokulu öğrencileri ile buluşmamı sağlayan başta okulun değerli müdürü Canatan Gündüz olmak üzere yakın ilgisini esirgemeyen sınıf öğretmenlerine, okul yönetici ve görevlileriyle, tüm katıksız sevgiyle beni kucaklayan öğrencilerine sonsuz teşekkürler.

Oya ENGİN, 12 Şubat 2019, İstanbul

Yok Sana Şeftali…

 

 

Doksanlı yıllar ülkemizde bazı aileler için çok fırtınalı olaylara neden olmuştu.  Dünyada esen bir rüzgarın yıktığı duvarların altında kalmış bir kuşak kadın ülkemize akın akın gelmiş, bizim iç güdülerinin peşinden gitmeye hevesli erkeklerimizin bazılarının aklını başından almıştı. Kimdi bu kadınlar? Tahsil görmüş, genç,  güzel, kültürlü ama parasız Rus kadınlar.

Önce bavullarla Karadeniz kıyılarından başlamışlar sonra bazılarının iştahlarını kabartıp kendilerini bambaşka bir sektörün içinde bulmuşlar hatta her birinin kişiliği, ismi, eğitimi olmasına karşın hepsine toptan Nataşa denmişti.

Uzunca bir zaman gündemi meşgul etmişti bu kadınlar. Bazıları aradan sıyrılıp bir Türk erkeğinin karısı olmuş, bazıları eğlence ve sinema sektöründe  kendine yer bulmuş bir çoğu da zalim çarkın dişlileri arasında kaybolup gitmişti.

Devamını oku→

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter