Category: Kültür

Nasıl Yazdım?

 

Kitaplarımın yolculuğundan bahsetmek istiyorum bu yazımda. Birkaç kişi “Nasıl başladın kitap yazmaya?”diye sorunca ben de çocuk kitaplarını yazmaya nasıl başladığımı ve devamını sizlerle paylaşmak istedim.

Her şeyde biraz nostaljiyi severim. Müzik, eşya, film, moda, yaşam tarzı… Çünkü geleceği şekillendirmek için geçmişi bilmek, güncelleyip geleceğe yansıtmak gerekir diye düşünüyorum. Benden duymuş olmayın ama geçmiş ile geleceği kıyaslıyor, eskileri özlüyorsanız yaşlanıyor gibisinizdir. Tam da böyle hissetmeye başlamışken bir yazı projesinde yer almam için teklif aldım. Üstelik yaşlanıyorum derken çocukların dünyasına inmem gerekecekti.

Proje, İstanbul’un yedi tepesinin yedi öyküyle anlatılmasıydı. İstanbul ile ilgili tarih ve tarihi eserler ön planda olacak şekilde hikayeler kurgulamamız istendi.

Tam da bana göre bir iş. Gezi severim, tarih severim en önemlisi şehrim İstanbul’u severim. “Bu projede olurum ama ben nostalji kokan bir hikaye yazarım” dedim.  Bakar mısınız, hemen kapris, hemen bir dayatma… İnsanoğlu anlaşılmaz bir varlık.  Ama içime sinen bir iş çıkarmak istiyorsam sevdiğim şekilde yapmalıyım.

Devamını oku→

Dangal…

 

 

Bu hafta grip oldum ve evde zaman geçirmem gerekiyor.  Bu gibi durumlar için üçü bir arada yöntemim var.  Okuma, yazma ve izleme. İki kitap bitti. Yazı da yazdım bol bol.  Sıra film izlemeye geldi. Uzun zamandır izleme listemde olan Dangal’ı açıyorum, her zaman alt yazılı film izlediğim siteden. Filmin süresi iki saati aşıyor. Olsun vakit bol.

Dangal, 2016 tarihli bir Hint filmi. Yönetmeni  Nitesh Tıwari.

Bana göre dünya sinemasına kafa tutan adam, Aamir Khan başrolde.

Filmin konusu gerçek bir hayat hikâyesinden alınmış.  En sevdiğim konulardan. Hani bazı filmler başlarken “This is a true story” yazar ya… İşte öyle bir şey.

Bu filmde Hindistan için önemli iki kızkardeş olan Geeta ve Mahaavir Phogat’ın hikâyesi sinemaya uyarlanmış. Aslında buna babalarının hikâyesi demek bana biraz daha doğru geldi.

Devamını oku→

Bankta İki Kişi…

 

 

Kadın – Erkek ilişkileri hakkında tüm bildiklerinizi unutun! 
Bir kadın bir erkek… Bankta oturmuş ne konuşuyor olabilirler? 

 

Beykoz’a tiyatro izlemeye gidiyorum. Oyunun adı,  Bankta İki Kişi.   Adından da anlaşılacağı gibi iki kişilik bir oyun. Türk Kadınlar Birliği Beykoz Şubesi içindeki Nezihe Muhiddin Sahnesinde izleyicisiyle buluşuyor.  Burası bir cep tiyatrosu. Beykoz ve çevresinde yaşayanlar için çok kıymetli bir sahne.

Dekoru oyunun duyurularından biliyorum. Park içinde kırık dökük bir bank ve çevrede inşaat artıkları. Park griyaj telleriyle bölünerek inşaat ortamından ayrılmış. Oyunu izlemeye başladıktan sonra anlıyorum ki, o bank üzerinde de yeni yaşamlar inşaa edilmeye çalışılacak. Yani her yer inşaat ortamı aslında. Bankın kırık dökük olmasının oyun kahramanlarının yaşamlarının bir yansıması mı bilemedim ama oyun öncesi beynimde düşünceler uçuşmaya başladı bile. Beklerken salonda çalan müzikler enfes.  Sahne dekoru güzel.  Sade dekorları hep sevmişimdir.

Devamını oku→

Beykoz’da İmza Etkinliği…

 

Beykoz’lu bir yazar olarak Beykoz’lu çocuklarla hem sohbet etmek hem de kitaplarımı imzalamak çok heyecan vericiydi.

Türk Kadınlar Birliği Beykoz Şubesi  Başkanı Sevgili Sevtap Çapan ve Tiyatroterapi Genel Sanat Yönetmeni Sevgili Sinan Akbaşak’ın nazik davetleriyle 21 Ekim 2017 Cumartesi günü çocuklar ve aileleriyle güzel bir etkinlik yapıp keyifli zaman geçirdik.

Türk Kadınlar Birliği Beykoz Şubesi’nde gerçekleşen etkinliğimizde katılan çocukların yanı sıra yakın dostlarla, kitaplarını severek okuduğum yazar arkadaşlarla, imza günlerinde tanıştığımız ve artık arkadaş  olma yolunda ilerlediğimiz okurlarla bir arada zaman geçirdik.  Hemen oracıkta bir atölye çalışması yapıp çocuklarla “Mavi Bacaklı Kuş” adlı minicik bir öykü yazdık. Tiyatroterapi öğrencileriyle birlikte, son kitabım Fısıldayan Zeytin Ağacı temalı doğaçlama bir oyun bile sahneledik.

Devamını oku→

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter