Category: Hayvanlar

Sokak Kedisi…

 

 

Mart ayı bazı kediler için heyecanla beklense de sokaklarda yaşayan henüz yavru olmaktan çıkmamış genç kediler için sanırım zorlu bir ay. Neden mi böyle dedim? Kıyılarda köşelerde, araba altlarında, duvar diplerinde başına üşüşmüş erkek kedilerin tecavüzüne uğrayan nice minik yavrularla çok kere göz göze gelmişliğim var. Tecavüz her canlıda galiba aynı etkiyi bırakıyor. Enselerinden ısırılarak etkisiz hale getirilen hayvancıkların bağırışları hep kulaklarımdadır. Yazıya tatsız bir şekilde başlamış olabilirim ancak size bugün başka bir kedi hikâyesi anlatacağım. Hadi bakalım, umarım keyifle okursunuz.

Bembeyaz tüylerinin arasına serpiştirilmiş kahverengi ve siyah lekeleriyle iki kardeşinden daha farklı görünümlü Kedi, yeni keşfettiği lokantanın önünden ayrılmaz. İçeriden dışarıya sızan mis kokular onu çok heyecanlandırır. Gelen giden müşteriler onun başını okşamazlar mı, işte en mutlu olduğu anlardandır. Bir de lokantada duran abi, müşterilerden arta kalan balık parçalarını kardeşleriyle birlikte yemesine izin verince yaşamı biraz daha güzelleşir.

Devamını oku→

Pudra Aşık Oldu…

 

 

Parkın kapısından girer girmez gördü onu. Güneşte parlayan tüylerinin güzelliğinin farkındaki edasıyla, tasmasını tutan huzursuz bir bekleyişte olan kadının yanında kıpırdamadan duruyordu. Hafifçe esen rüzgâr uzun tüylerini uçuşturuyor bu da onun güzelliğine güzellik katıyordu.

Pudra ilk görüşte hayran olduğu bu güzelliğe doğru yürüyüşünü hızlandırdı ama sahibi kendisi kadar istekli değildi. Bir iki hamle sonra tasması boynunu acıtınca adımlarını yanındakine uydurmak zorunda kaldı. Birlikte sakin adımlarla kendilerini bekleyenlere doğru ilerlediler.

Devamını oku→

Eleni ve Sevgilisi…

 

 

 

 

Eleni. Çok güzeldir.

Bir o kadar da ağırbaşlı. Hani derler ya,  hanım hanımcık. İşte tam da öyle.

Sessizdir. Hep yere bakar gözleri. Seslenirsen, nazlı nazlı başını kaldırır bakar sana, boncuk yeşili  sürmeli gözleriyle.

Rum bir ailenin yanında büyümüş. Ona Eleni ismini koymuşlar. Mahalleli de pek seviyor. En yakın arkadaşı otoparkçı Oktay. Onun yanından hiç ayrılmaz. Oktay sessiz, efendi, içine kapanık bir delikanlı. Belki de bu yüzden çok iyi anlaşıyorlar. İki sessiz kalp birleşip kocaman bir dünya yaratmışlar. Oktay, ha bire bir şeyler anlatır Eleni’ye. O da başı önünde dinler.

Ofisimin karşısında  ufak bir park var. Bütün gün orada otururlar. Yaz, kış demez yarenlik ederler. Yağmurlu günlerde şeffaf bir şemsiyenin altında buluşur gözleri. Oktay usulca başını okşar Eleni’nin. Ben de uzaktan izlerim bu mutlu tabloyu. Yanlarına gitmek isterim, ama çekinirim. Rahatsız etmek istemem.

Bu sabah fark ettim ki  Eleni kendine bir sevgili bulmuş. Bulmuş da, Eleni’ye bir haller olmuş.  O sakin, sessiz  Eleni gitmiş yerine fingirdek, cilvekeş biri gelmiş. Yürümesi bile  değişmiş.

Devamını oku→

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter