Aşk…

Sosyal Butonlar


Aşk…♥
Üç harfli kısacık bir kelime. Kısa ama belki de dünyanın en uzun hikâyelerini içine sığdırmış. Kim sevmez ki aşkı. Sevdayı. Yanmayı. Alev ateş. Bu ateş içinde soğumayı. Korkar bazıları. Denemez. Merak eder ama cesaretsizdir. Bilir bir çok bedel ödemesi gerektiğini. Bedel ödemeden yaşanmıyor aşk. Belki de  bedel ödenirse aşk oluyor.

Aşkı ilk onlarda gördüm. Anne babası birbirine aşık bir çocuk değilim. Sevgi hep vardı bizde. Ama aşkı başkalarında gördüm. Yaşlı bir kadın genç bir adamla evliydi. Karşı kapı komşumuzdu. Adam karısı ile  gelmişti evi kiralamaya. Anahtar bizdeydi. Babamla beraber gösterdik evi. Tuttular.  Karısı olduğunu anlayamamış babam. Annemle konuşurlarken duydum. Sonra çok yakın iki aile olduk.
Aşkın yaşı olmadığını onlardan öğrendim. Çok sevmek için kuralları yoktu. Adam karısına çok düşkündü. Kadın da kocasına. Bahar gelince Pazar günleri   bisikletle gezmeğe giderlerdi. Dönüş saatlerini beklerdim cam önünde. Kırlardan geldikleri belli olurdu. Rengârek çiçekler bazen kadının kucağında bazen de saçlarında taç olurdu. Belki de kendi kurallarını kendileri koydukları için mutluydular. Onlara tanıklık ederek büyüdüm ben. Aşk hep yanı başımdaydı. Bir pazar kahvaltısında, bir pazar filesinde, bir bisiklet selesinde.

 

Başka mahalleye taşındıklarında aşk da hayatımdan taşındı.  Büyülü bir rüya onlarla beraber bitti. Sık sık görüştüğümüz oluyordu. Ama sihir bozulmuştu bir kere…

Sonra ben biraz daha büyüdüm.  Mahalle çalkalanmaya başladı. Bizim apartmanın sahibi karşı apartmandaki  kadınla aşk yaşıyormuş. Olaylar, olaylar…
Aşk anlam değiştirdi. Benim büyülü hikayemin yerini kırıcı, yok edici, yasaklarla örülmüş başka bir hikaye almıştı artık. Aşkın bazen çok kötü sonuçlar doğurduğunu öğrendim.
Sonra çok ünlü bir sanatçı çatı katındaki ailenin kızına aşık oldu. Onca şöhretine rağmen evlendiler. Sık sık karşılaşır olduk. Ülkedeki kadınların yarısının aşık olduğu adamla her daim karşılaşıyorum. Sevecen bakışlarla gülüşüyoruz. Hak veriyorum bütün kadınlara. Aşık olunacak bir erkek. Karısını, karısının ailesini çok seviyor. Aşk başka bir boyut kazandı. Aşka güvendim.
Bir yıl sonra çatıdaki kız aniden ölünce herkesin aşık olduğu sanatçı hemen yeniden evlendi. Aşka inancım sarsılıyor. Daha geçen yıl  karısıyla bizim merdivenlerde öpüşürlerken görmemiş miydim? Demek ki aşk bir var bir yokmuş.
Aşk ne zaman doğru, ne zaman güzel, ne zaman kötü, ne zaman var, ne zaman yok…
Nasıl öğreneceğiz?…
Oya ENGİN/26.01.2016, İstanbul

One comment on “Aşk…

  1. Sedat Tiryaki dedi ki:

    Tolstoy “Gerçek aşk,daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter