37. Uluslararası İstanbul Kitap Fua...

Değerli okurlar 10-18 Kasım 2018 tarihleri arasında  Tüyap  Fuar ve Kongre Merkezinde gerçekleşecek  Tüyap 37. Uluslararası İstanbul Kitap fuarında bu...

Gaziantep Gezisi…

    Gaziantep deyince aklınıza ne geliyor? Tarih, kebap ve tatlılar. Benim artık aklıma gelen bir şey daha var.  Şehrin bir kısmından ...

Anneannemin Sandığı

    Bu iki kelimenin benim için ne ifade ettiğini düşünmeme neden olan hikâyeyi okuduktan sonra fark ettim ki,  anneannemin sandığı yo...

Nasıl Yazdım?

  Kitaplarımın yolculuğundan bahsetmek istiyorum bu yazımda. Birkaç kişi “Nasıl başladın kitap yazmaya?”diye sorunca ben de çocuk kitaplarını ...

Yaşam

Anneannemin Sandığı

    Bu iki kelimenin benim için ne ifade ettiğini düşünmeme neden olan hikâyeyi okuduktan sonra fark ettim ki,  anneannemin ...

Hikaye

Çay Gibi…

    Burçe ve Ali  on yıl boyunca hiç karşılaşmamışlardı. İlk kez o gün yüz yüze görü...

Kültür

Nasıl Yazdım?

  Kitaplarımın yolculuğundan bahsetmek istiyorum bu yazımda. Birkaç kişi “Nasıl başladın kitap yazmaya?”diye sorunca ben de çocuk ki...

Gezi

Gaziantep Gezisi…

    Gaziantep deyince aklınıza ne geliyor? Tarih, kebap ve tatlılar. Benim artık aklıma gelen bir şey daha var.  Şehrin bir ...

Kitaplarım

Fısıldayan Zeytin Ağacı

Fısıldayan Zeytin Ağacı

Fısıldayan Zeytin Ağacı "Ayza, Kazdağları’nda yaptıkları kısa tatilde zeytin ağacının önemini keşfediyor. Anneannesinin çocukluğunun geçti...

37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı

Değerli okurlar 10-18 Kasım 2018 tarihleri arasında  Tüyap  Fuar ve Kongre Merkezinde gerçekleşecek  Tüyap 37. Uluslararası İstanbul Kitap fuarında bu yıl da  birlikte olacağız.  Tüm yıl boyunca gerek yayınevime gerek kişisel sosyal medya hesaplarıma gerekse iletişim kanallarıma yolladığınız mesajlar, iyi dilekler, övgüler ve görseller için kucaklarca teşekkürler.

14 Kasım 2018 Çarşamba ve 15 Kasım 2018 Perşembe günleri Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi 3. salon 3509B standında gün boyu birlikteyiz. Görüşmek üzere…

 

Oya ENGİN/08 Kasım 2018, İstanbul

Gaziantep Gezisi…

 

 

Gaziantep deyince aklınıza ne geliyor? Tarih, kebap ve tatlılar. Benim artık aklıma gelen bir şey daha var.  Şehrin bir kısmından yükselen, bakır ustalarının maharetli ellerindeki çekiçlerin çıkardığı o ritmik ses. Tık, tık, tık…

Cilalı Taş devrinden beri yaşam olan bu topraklara birçok medeniyet ev sahipliği yapmış. Kurtuluş mücadelemizde on ay dokuz gün süren bir kuşatmanın ardından yaptığı dirençli savunma ile Gazi unvanını alarak günümüze kadar gelmiş. Güneydoğu Anadolu bölgesinin en gelişmiş şehirlerinden biri  olan Gaziantep, İpek ve Baharat Yolları üzerinde olması nedeniyle zengin bir kültürel mirasa sahip. Mutfak kültürü ve yemek çeşitliliği bakımından inanılmaz bir şehir. Dünyada şehir adıyla anılan tek mutfak olan Gaziantep Mutfağı üç yüzden fazla yemek çeşidiyle 2015 yılından beri Unesco Yaratıcı Şehirler Ağında ülkemizi gastronomi alanında temsil ediyor. Kalesi, çarşıları, müzeleri, tarihi evleri, hanları, tarihi ve kültürüyle gezilmesi gereken bir şehir.

Devamını oku→

Anneannemin Sandığı

 

 

Bu iki kelimenin benim için ne ifade ettiğini düşünmeme neden olan hikâyeyi okuduktan sonra fark ettim ki,  anneannemin sandığı yok. Ben henüz dokuz yaşındayken anneannem bu dünyadan ayrıldı. Zaten yaşamının son beş yılını hastalıkla boğuşarak geçirdiğinden kendimi bildiğim zamanlarda da sağlıklı bir iletişim kuramadık. Oysa iki apartman yanımızda oturup günün büyük bir bölümünü yanında geçirmemize rağmen.  Bu yüzden onun sandığına rast gelemedim. Belki de ilk yazdığım çocuk kitabını anneannemin evinde bulduğum bir kutu içindeki fotoğraflardan kurgulamamın bu yoklukla bir bağlantısı vardır.

Bir sandık neden vardır ve genellikle bu bir çeyiz sandığıdır? Devamını oku→

Nasıl Yazdım?

 

Kitaplarımın yolculuğundan bahsetmek istiyorum bu yazımda. Birkaç kişi “Nasıl başladın kitap yazmaya?”diye sorunca ben de çocuk kitaplarını yazmaya nasıl başladığımı ve devamını sizlerle paylaşmak istedim.

Her şeyde biraz nostaljiyi severim. Müzik, eşya, film, moda, yaşam tarzı… Çünkü geleceği şekillendirmek için geçmişi bilmek, güncelleyip geleceğe yansıtmak gerekir diye düşünüyorum. Benden duymuş olmayın ama geçmiş ile geleceği kıyaslıyor, eskileri özlüyorsanız yaşlanıyor gibisinizdir. Tam da böyle hissetmeye başlamışken bir yazı projesinde yer almam için teklif aldım. Üstelik yaşlanıyorum derken çocukların dünyasına inmem gerekecekti.

Proje, İstanbul’un yedi tepesinin yedi öyküyle anlatılmasıydı. İstanbul ile ilgili tarih ve tarihi eserler ön planda olacak şekilde hikayeler kurgulamamız istendi.

Tam da bana göre bir iş. Gezi severim, tarih severim en önemlisi şehrim İstanbul’u severim. “Bu projede olurum ama ben nostalji kokan bir hikaye yazarım” dedim.  Bakar mısınız, hemen kapris, hemen bir dayatma… İnsanoğlu anlaşılmaz bir varlık.  Ama içime sinen bir iş çıkarmak istiyorsam sevdiğim şekilde yapmalıyım.

Devamını oku→

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter